Sürdürülebilirlik ajandasında ekonomik büyüme, tüketim alışkanlıkları ve kaynak kullanımı arasındaki ilişkiye farklı açılardan bakıyoruz. Ekonominin gezegenin sınırları içinde nasıl yeniden tasarlanabileceğinden aşırı tüketimin çevresel sonuçlarına, döngüsel iş modellerinin sunduğu fırsatlara uzanan üç içeriği; sürdürülebilir dönüşümün ekonomik ve toplumsal boyutlarını daha iyi anlamak için seçtik.

KİTAP: Simit Ekonomisi — Kate Raworth

Ekonomik başarıyı nasıl tanımlıyoruz? Geleneksel ekonomi anlayışında büyüme, kalkınmanın temel göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Kate Raworth ise Simit Ekonomisi kitabında bu yaklaşımı yeniden düşünmeye davet ediyor. Yazar, ekonomik faaliyetlerin bir yandan insanların temel ihtiyaçlarını karşılaması, diğer yandan gezegenin ekolojik sınırlarını aşmaması gerektiğini savunuyor. Bu iki sınır arasında kalan güvenli ve adil alanı ise simit biçimindeki bir modelle açıklıyor.

Raworth'un yaklaşımı, sürdürülebilirliği ekonomik büyümeye sonradan eklenen bir hedef olmaktan çıkarıp ekonominin tasarımına ilişkin temel bir meseleye dönüştürüyor. Şirketlerin kaynak kullanımı, üretim biçimleri ve toplumsal etkileri kadar finansal sistemin hangi faaliyetleri desteklediği de bu çerçevede önem kazanıyor. Türkçeye de çevrilen Simit Ekonomisi, sürdürülebilir bir ekonominin yalnızca daha az çevresel zarar vermekle değil, refahın nasıl üretildiğini ve paylaşıldığını yeniden düşünmekle mümkün olabileceğini tartışmaya açıyor.

Simit Ekonomisi'ni inceleyin

BELGESEL: Hemen Alın: Tüketim Tuzağı (Buy Now! The Shopping Conspiracy)

Tüketim alışkanlıklarımızı ne kadar kendi tercihlerimiz belirliyor? 2024 yapımı Netflix belgeseli Hemen Alın: Tüketim Tuzağı, bu sorudan hareketle şirketlerin tüketimi artırmak için kullandığı stratejileri ve bunların çevresel sonuçlarını inceliyor. Pazarlama tekniklerinden ürünlerin kullanım ömrüne, alışveriş davranışlarından atık yönetimine uzanan belgesel, tüketim ekonomisinin çoğu zaman görünmeyen maliyetlerini ortaya koyuyor.

Belgeselin gündeme getirdiği mesele yalnızca bireylerin ne kadar tükettiği değil, şirketlerin nasıl bir tüketim sistemi oluşturduğu. Ürünlerin daha sık yenilenmesini teşvik eden iş modelleri, kaynak kullanımını ve atık miktarını artırırken sürdürülebilir üretim ve döngüsel ekonomi yaklaşımlarının önemini de görünür kılıyor. Hemen Alın: Tüketim Tuzağı, şirketlerin büyüme hedefleriyle çevresel sorumlulukları arasındaki ilişkiyi sorgularken daha sürdürülebilir tüketim ve üretim modellerinin nasıl geliştirilebileceğine dair düşünmeye alan açıyor.

Hemen Alın: Tüketim Tuzağı'nı inceleyin

PODCAST: Döngüsel Ekonomi — Prof. Dr. Hatice Camgöz Akdağ

Geleneksel üretim ve tüketim modelleri büyük ölçüde kaynakların çıkarılması, kullanılması ve atığa dönüşmesi üzerine kurulu. Döngüsel ekonomi ise bu doğrusal yaklaşımın yerine ürünlerin, malzemelerin ve kaynakların mümkün olduğunca uzun süre ekonomide tutulduğu bir sistem öneriyor. Çevresel Sürdürülebilirlik & Sustaineo podcast'inin 1 Mart 2026 tarihli bölümünde Prof. Dr. Hatice Camgöz Akdağ, döngüsel ekonomi yaklaşımını ve sürdürülebilir üretim açısından taşıdığı önemi ele alıyor.

Döngüsel ekonomi, yalnızca atıkların geri dönüştürülmesinden ibaret değil. Ürünlerin tasarımından üretim süreçlerine, tedarik zincirlerinden yeni iş modellerine kadar ekonomik faaliyetlerin yeniden düşünülmesini gerektiriyor. Bu dönüşüm, şirketler açısından kaynak verimliliğini artırma, maliyetleri yönetme ve çevresel etkileri azaltma fırsatları sunarken yeni yatırım ve finansman ihtiyaçlarını da beraberinde getiriyor. Söyleşi, döngüsel ekonominin sürdürülebilir büyüme ve iş dünyasının dönüşümü açısından neden giderek daha önemli hale geldiğini anlamak için bir başlangıç noktası sunuyor.

Podcast'i Spotify'da dinleyin