
2005 YILINDA yönetim danışmanlığını bırakıp dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden AXA’da çalışmaya başladığımda arkadaşlarım bunun çok da iyi bir kariyer hamlesi olmadığını düşünerek beni eleştirmişlerdi. “Neden böyle sıkıcı bir sektörde çalışmak istiyorsun?” diye soruyorlardı. Ama ben doktora çalışmalarım sırasında kredi riski araştırmaları yapmış biri olarak sigorta sektörünü son derece ilginç buluyorum. Bazıları sigortacılığı sadece tazminat taleplerinin değerlendirilmesi ve ödenmesi için tasarlanmış bir bürokrasi olarak görse de ben çok daha derin bir amaca hizmet ettiğini düşünüyorum: Riski dağıtarak insanların, şirketlerin ve toplumların başarısına destek olmak. Dolayısıyla sigorta şirketleri ve bunların yatırım kolları dünyanın daha güzel bir yer hâline getirilmesinde önemli rol oynuyorlar.