Gül Erden


Cochlear Türkiye Genel Müdürü

“İnsanların duymasına ve seslerini duyurmalarına yardım edeceğiz”

13 Mayıs 2024, Pazartesi

İmplante edilebilir işitme çözümlerinin küresel lideri Cochlear’ın Türkiye Genel Müdürü Gül Erden ile yaptığımız konuşmada, kullanıcılarının işitme deneyimini en üst seviyeye taşımak için yaptıkları ve yapacakları çalışmalar üzerine konuştuk. Yenilikçi ve ileri teknolojiye sahip cihazlarla işitme kaybı olan kişilerin hayatın anlamı olan seslerle yeniden buluşmasına imkan tanıyan şirket; bireylerin hayatlarına dokunmaya ve işitme kaybının ne bir kader, ne kaçınılmaz bir ileri yaş problemi, ne de mali açıdan büyük bir yük olduğu konusunda toplumu bilinçlendirmeye devam ediyor.

Öncelikle Cochlear’ı tanıtabilir misiniz? Cochlear işitme engelli bireylerin hayatına katkıda bulunmak adına ne gibi çözümler üretiyor?

İmplante edilebilir işitme çözümlerinin küresel lideri Cochlear’in serüveni, kırk yılı aşkın süre önce Profesör Graeme Clark’ın dünyanın ilk çok kanallı koklear implantına öncülük ederek özellikle ileri-çok ileri derece işitme kayıpları için tümüyle yeni bir tedavi yaratmasıyla başlamış oldu. 1967 yılında Profesör Clark, işitme kaybı ile mücadele eden babasından esinlenerek, insanların yeniden duymalarına yardım etmek amacıyla araştırma yapmaya başladı. Bu amaç doğrultusunda çığır açan bir çözüm yaratmak için diğer bilim insanları ile iş birliği yapan profesör, yaklaşık on yıl boyunca çalışmalarını sürdürdükten sonra 1978 yılında Cochlear’a esin kaynağı olan ilk çok kanallı koklear implantını başarıyla hayata geçirdi. Şirketimiz günümüzde Profesör Clark’ın çalışmalarını devam ettirerek ileri ve çok ileri derecede işitme kaybı olan insanların tümüyle işitmelerine imkan tanıyor. İnsanların duymasına ve seslerini duyurmalarına yardımcı olma misyonuyla hareket eden Cochlear, bugün Avrupa, Amerika ve Asya Pasifik bölgesi dahil 30 ülkede direkt, 100 ülkede de distribütörler kanalıyla faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda 4 bini aşkın kişiden oluşan küresel bir iş gücüne sahibiz.

Şirketimizin Türkiye yolculuğu ise 1998 yılında Duysel firması aracılığı ile başladı. 2008 yılında Cochlear, Türkiye pazarında doğrudan faaliyet göstermek üzere yeni organizasyon yapısını kurdu. Bugün 50 kişilik dinamik bir ekiple İstanbul merkez ofisimizin yanı sıra Ankara ve Diyarbakır ofislerimiz, sayısı 30’u bulan Sertifikalı İş Ortaklarımızla tüm Türkiye’de ürün satışı, cihaz ayar desteği ve satış sonrası hizmeti sunuyoruz. Küresel bir şirket olarak hem dünya hem de Türkiye pazarında sektörümüzün öncü şirketiyiz.

Cochlear, ileri – çok ileri derece işitme kaybı yaşayan, diğer işitme çözümlerinden fayda görmeyen bireylere, iç kulakta koklea organımız içine yerleştirilen koklear implant ve orta kulakta yaşanan problemlere akustik implant ürünlerini etkin çözüm seçenekleri olarak sunuyor. Bu cihazlar, MRI uyumlu olmalarının yanı sıra, kişinin bulunduğu ortam seslerini otomatik olarak tarayarak kesintisiz işitme performansını destekleyen, kullanıcı kullanım günlüğü tutan, i-Phone ya da Android telefonların bluetooth özelliği ile direkt ses iletimi sağlayan, işlemci ses ayarları yönetme ve kaybolan işlemciyi bulma imkanı sunan ileri teknolojiye sahip cihazlar olarak işitme kayıplı kişilerin hayatın anlamı olan seslerle yeniden buluşmalarına imkan tanıyor.

Türkiye’de üzerinde çalışılması gereken önemli üç konu başlığı olarak ‘Yenidoğan ve Erişkin İşitme Taraması ve Takibi, Farkındalık ve Tedavide Standardizasyon…’ sundunuz. Bu konuya nasıl yaklaşacağınızı ve belirlediğiniz stratejik planı biraz anlatabilir misiniz?
Ne yazık ki çoğu kişi, ülkemizde işitme kaybını bir kader olarak görüyor. Bu görüş maalesef erişkinlerde yaşlanmaya bağlı bir kabullenmişlik olarak ya da ailesine maddi yük olmamak için tedaviyi istememekle, bebeklerde ailenin durumu kabul edememesi ve tedaviyi “bir gün konuşur” umuduyla geciktirmesiyle hatta bazen de ameliyat korkusu, estetik kaygılar ya da işitme engelinden utanma, bu durumu saklama arzusu ile karşımıza çıkıyor. Oysa işitme kaybı ne bir kader ne ileri yaşlar için kaçınılmaz bir son ne de devlet destekli olması açısından yüksek mali yükü var. Bu noktada ülkemizde işitme sağlığı ve çözümleri konusunda farkındalık düzeyinin düşük olduğunu gözlemliyoruz. Bu durum hastaların yenilikçi çözümlerden yararlanmasının da önüne geçiyor. İşitme kayıplı kişi popülasyonuna baktığımızda tedaviden yararlanabilecek özellikteki bireylere ulaşabilirsek, binlerce insanın daha etkin bireyler olarak hayatlarına devam etmesini sağlayabileceğimizi görüyoruz. Deyim yerindeyse kaderlerini değiştirebilir, bu sayede hem sosyal ve akademik açıdan hem de üretkenlik anlamında pek çok işitme kayıplı bireyi topluma kazandırılabiliriz. Bu noktada implante edilebilir işitme çözümleri ile ilgili gerek doktorların gerekse hastaların yeterince bilgi sahibi olması gerektiğine inanıyoruz. Geleneksel işitme cihazlarından yeterli fayda sağlayamayan ileri veya çok ileri derecede işitme kayıplı hastalar koklear implant ya da kemik yolu implant sistemlerinden, devlet geri ödemesi kapsamında yararlanabiliyor. Çocuklarda devlet dört yaşa kadar iki kulak, erişkinlerde ise tek kulak masraflarını geri ödüyor.  

Cochlear Türkiye olarak her fırsatta, farklı iletişim kanallarını kullanarak bu farkındalığın artması için çalışıyoruz. Ülkemizde işitme sağlığı farkındalığının artması, tedavide standardizasyon, aday ve hasta yolculuğunda tanımlanmış adımlar, klinisyen ve odyologların eğitiminde süreklilik, işitsel rehabilitasyon uygulamalarının ülke çapında yaygınlaştırılması ve eğitimlerle desteklenmesi gibi sosyal sorumluluk ve sektörel fayda projelerine yatırım yapıyor, aktif rol oynuyoruz. Ayrıca işitme sağlığı farkındalığı ve tedavide standardizasyon konularında tüm ilgili sektör paydaşları ile çalıştaylar düzenliyor, danışma kurulları ile standart tedavi ve hizmet kılavuzu hazırlanması çalışmalarını yürütüyoruz. 

Ülkemizde kaç kişi işitme kaybı sorunu ile karşı karşıya? Bu noktada işitme kaybının devlete maaliyeti nedir?

Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı rapora göre; dünyada 34 milyonu çocuk olmak üzere 430 milyon insan sosyal, fiziksel, psikolojik  açıdan yaşam kalitesini engelleyen işitme kaybı yaşıyor. Türkiye’de ise işitme engelli sayısı 2,2 milyon kişiye ulaşıyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 2.800 bebek doğuştan işitme kaybı ile dünyaya geliyor. Çocukluk yaşında farklı rahatsızlıkların sonucu olarak sonradan edinilen işitme kayıplı çocuklar ve erişkinlerle bu sayı yılda 4 bin kişiyi buluyor. Görülmez engellilik diye de adlandırılan İşitme kaybının toplumlara maliyeti oldukça yüksek. İşitme kaybının küresel maliyeti bugün 1 milyar USD’ye yaklaşmış durumda. Bu maliyetlerin içinde hastalığın klinik tedavisine ek olarak, kullanılan yardımcı cihazlar hariç olmak üzere, özel eğitim, psikolojik destek, bakım giderleri vardır. 2022 yılında güncel maliyetlerle yapılan bir çalışmada, tedavi edilmeyen işitme kaybının yıllık mali yükü Türkiye için 8 milyar 953 milyon olarak bulunmuştur. Dünyada ve Türkiye’de işitme kaybının çözümü hafif ve orta kayıplarda işitme cihazı kullanmak, ileri ve çok ileri derecedeki kayıplarda ise koklear implanttır. Özellikle yeni doğanlarda görülen işitme kaybı ve işitmesini yavaş yavaş ya da ani şekilde kaybeden kişiler için koklear implant etkin bir çözüm sunuyor. Daha öncede belirttiğim üzere devlet uygun koşullar sağlandığında kullanıcıların koklear implant masraflarını karşılıyor.

Türkiye’de etki alanınızı artırmak üzerine projeleriniz mevcut mu?

Öncelikle kullanıcılarımızın işitme deneyimini en üst seviyeye taşıyacak çözümler geliştirmek için sürekli çalışıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın her seferinde daha da üzerine koyarak kullanıcılarımızın hayatını kolaylaştırmak için yeni ürünler geliştiriyoruz. Cihazlarımızdaki konforu bakım hizmetlerinde de devam ettiriyor, Remote Care yani uzaktan bakım uygulamamız ile mesafelerden ve mekândan bağımsız olarak kullanıcılarımızın yanında yer alıyoruz. Şöyle ki Remote Care (Uzaktan Bakım) sayesinde, hastaların kliniğe gelmesine gerek kalmadan hekimler onlara kaliteli bakım sağlama esnekliği sunabiliyor. Remote Care, kullanıcının cihaz ayarlarını uzaktan yönetme seçeneği sayesinde konum, sağlık, hareket kabiliyeti veya iş ve aile ile ilgili yükümlülükler gibi sınırlamaları olan bireylere evde ya da en yakın bayide, şehirden şehre ya da ülkeden ülkeye bakım sunma imkanı yaratıyor. Hastalar hem uzaktan tüm cihaz ayarlarını yaptırabiliyor hem de acil ihtiyaç halinde işitme ayar desteğine daha hızlı erişim sağlayabiliyor.

Kullanıcılarımız kadar iş ortaklarımızla da uçtan uca iletişim halindeyiz. İşitme konulu yerli ve yabancı seminer ve konferansların yanı sıra dernek faaliyetlerinde aktif yer alıyoruz. Kullanıcılarımız için aile bilgilendirme etkinlikleri düzenliyor, rehabilitasyon merkezlerindeki eğitmenlerle teorik ve pratik uygulamalı eğitim toplantıları gerçekleştiriyoruz. 30 ilde yer alan sertifikalı iş ortaklarımızın odyolog ve müşteri hizmetleri ekiplerine implant ürünleri ile ilgili eğitim desteği veriyoruz. Bu merkezlerle bölgesel aile toplantılarının yanı sıra farklı illerde KBB hekimleri ve odyologlarla bilimsel toplantılar düzenliyor, işitme alanında klinik çalışmalar yürütüyoruz.  

Türkiye’de Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı rehabilitasyon merkezlerinin teorik ve pratik uygulamalı eğitim programı yaklaşık sekizyıldır aktif şekilde devam ediyor. MEB, ilgili rehabilitasyon merkezlerine bir müfredat gönderse de merkezler bu müfredata destek olabilecek çalışmalar istiyor. Bu noktada devreye giren şirketimiz ise Cochlear Rehabilitasyon Akademisi ile özellikle işitsel rehabilitasyon yapan merkezlerin eğitilmesi ve bu süreçte en etkili kaynakları kullanabilmeleri için düzenli eğitim programları oluşturuyor. Yurt dışında aktif olarak kullanılan rehabilitasyon konusunda faydalanabilecekleri kaynak kitapları Türkçe’ye çeviriyor, adapte ediyor ve uygulama pratikleri ile günlük eğitim modüllerine entegre etmelerini sağlıyor. Bu kapsamda çok sayıda işitme uzmanı ve eğitmenin eğitimini gerçekleştirdik.

50 kişilik kadronuzdaki herkesin düşüncelerini dile getirebildiği güçlü bir kurum kültürü kurduğunuzu düşünüyor musunuz? Bunu nasıl başardınız?

Kesinlikle… Her zaman eşitlikçi, katılımcı, gelişimi destekleyen ve çok sesli bir kurum kültürüyle yolumuza devam ediyoruz. Açık iletişim kanallarımız üzerinden herkesin fikrini rahatlıkla ifade edebileceği esnek bir düzenimiz var. İşimizi daha ileriye taşıyacak, insanların hayatlarına dokunacak, çalışma kültürümüze değer katacak ve ekibimizin memnuniyetini artıracak her türlü yenilikçi perspektifi önemsiyoruz. Küresel bir markanın çatısı altında, evrensel değerleri ve insani ilkeleri her zaman önceliğimize alıyoruz. Bu da bizi başarıya ulaştırıyor.

Apple ve Android gibi şirketlerle işbirliğinizde ne tür projeler geliştirdiniz?

‘Şimdi ve her zaman duy’ (Hear Now. And Always) mottosuyla yola çıkan bir şirket olarak işitme duyusu kaybı yaşayan insanların ihtiyaçlarını bugünden karşılamak ve gelecekteki ihtiyaçlarını öngörmek üzere birçok öncü firma ile işbirliği yapıyoruz. Bu kapsamda akıllı telefon teknolojisinin liderleri Apple ve Android ile işbirliklerimiz mevcut. Kişilerin akıllı telefonu, akıllı saati (air watch) veya tableti üzerinden uyumlu Cochlear cihazlarına doğrudan ses akışı yapmasını sağlıyoruz. Cihazlarımız Apple ve Android telefon ve tabletlerle uyumlu olduğundan ses düzeyini yükseltmeden müzik dinlemek, eğlence programlarını izlemek, kişinin sevdikleriyle video ve telefon görüşmelerinin keyfini çıkarması gibi deneyimleri konforlu hale getiriyor. Aynı şekilde kullanıcılar Apple ve Android iş birliğimiz sayesinde mobil uygulamalarımız üzerinden tüm işitme yolculuklarını rahatlıkla izleyebiliyor ve uzaktan kontrol edebiliyorlar.   

Tedaviye yaklaşım biçiminizde yeni çıkan yenilikleri ve teknolojiyi nasıl kullanmayı planlıyorsunuz?

Cochlear olarak, her zaman yenilikçi teknolojilerin öncüsü oluyor ve ileri tedavi yöntemlerini benimsiyoruz. Bu noktada yenilik, teknoloji ve inovasyon şirket kültürümüzün omurgasını oluşturuyor. Özellikle dijital teknolojilerin de gelişmesi ve hayatımıza daha fazla girmesiyle sektöre öncülük eden tüm çözümlerimiz inovasyon izinde yürütülen çalışmaların bir eseri. 200 milyon AUD yatırımı ile dünyanın dört bir yanındaki son teknolojiye sahip altı üretim merkezimizde, 100’den fazla araştırma projesi çerçevesinde Ar-Ge çalışmalarına devam ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da insanlara gelişmiş işitme performansı sunan, LE Bluetooth ile çalışan, pil tüketimini en aza indirgeyen, yazılımı güncellenebilir cihazlar, uzaktan bakım (Remote Care) hizmetlerinde genişleme, AI’la cihaz ayarları, güvenilirlik ve dayanıklılık sunmak için inovatif bir perspektifte ilerlemeyi sürdüreceğiz. Ayrıca yakın bir zamanda ameliyat öncesinden sonrasına kadar tüm süreçte cerrahlara rehberlik eden bir uygulama hayata geçirdik. SmartNav adı verilen bu uygulama ile koklea içine yerleştirilen elektrod dizininin derinliğini ve yerleşim açısını adım adım takip edebiliyor, herhangi bir kıvrılma, yanlış yerleşim varsa bu problemi anında giderebiliyoruz. Bu sayede hem hasta tekrar operasyona alınmaktan kurtuluyor, hem de üç defa yerine 1 kez X-ray ışını almış oluyor hem de hekimlerin zamanı ve kullanılan kaynaklarda tasarrufa gidilmiş olunuyor. Hayatı, işitme kaybı yaşayanlar ve onların tedavisi konusunda  çalışan hekim ve odyologlar adına daha kolay hale getirme tutkusu olan 300 mühendisten oluşan güçlü küresel ekibimizle yeni yüzyılda da insanların duymasına ve seslerini duyurmalarına yardımcı olmaya devam edeceğiz.

Cochlear Türkiye’nin gelecek planları nelerdir?

İşitme bozukluğunun iletişim, fiziksel işlevsellik, duygusal refah, ruh sağlığı ve sosyal katılım üzerinde geniş kapsamlı etkileri vardır.  Ülkemiz için en büyük önceliğimiz, ‘Yenidoğan ve Erişkin İşitme Taraması ve Takibi, İşitme sağlığı ve Çözümlerinde Farkındalık ve Tedavide Standardizasyon’ konu başlıkları için belirlediğimiz stratejileri hayata geçirerek toplumumuza yüksek katma değer sağlayabilmek. Bu kapsamda hızlı bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gerek işitme sağlığı farkındalığı konusunda eğitimler, çalıştaylar, seminerler ve işbirliklerine imza atmaya gerekse yeni teknolojilerle işitme deneyimini daha iyi hale getirmeye devam edeceğiz. Sertifikalı iş ortaklarımızla devam edecek olan yaygın hizmet ağımızı her geçen gün daha geliştirerek kullanıcılarımızın duygusal, sosyal ve işlevsel açıdan hayata katılmalarına destek olabilmek için sistemli ve planlı çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Paylaş:

Bu içeriği beğendiyseniz daha fazlası için ücretsiz üye olun!

SEÇENEKLERİ GÖRÜNTÜLE

Sınırsız Erişime Sahip Olmanın Tam Zamanı

HBR Türkiye içeriğine bir yıl boyunca tüm platformlardan erişin!
ABONELİĞİMİ BAŞLAT

Tüm Arşive Gözatın

Paylaş