Rahel Saranga

SimmortalS Kurucu Ortağı 

“Bilinçli bir hatırlama kültürü inşa etmeyi amaçlayan bir platformuz.”

18 Mart 2026, Çarşamba

SimmortalS Kurucu Ortağı Rahel Saranga ile SimmortalS’ın ortaya çıkış hikâyesinden başlayarak teknolojiyi yas ve anma kültürüyle nasıl buluşturduğu, sunduğu iş modeli ve kullanıcı deneyimi hakkında konuştuk

SimmortalS fikri nasıl doğdu? Teknoloji ile yas ve anma kültürünü bir araya getirme fikri sizin için nasıl şekillendi?

SimmortalS, dijital çağda hatıraların sürdürülebilirliği üzerine düşünürken ortaya çıktı. Günümüzde hayatımızın büyük kısmı dijitalde geçiyor; fotoğraflarımız, videolarımız, yazışmalarımız bulutlarda saklanıyor. Ancak kayıp ve yas gibi en insani deneyimler hâlâ büyük ölçüde fiziksel dünyada yaşıyor. Bu iki dünya arasında ciddi bir kopukluk olduğunu fark ettim. Dijitalde bu kadar görünür olan hayatlarımızın, kayıp sonrasında bu kadar dağınık ve kırılgan hale gelmesi beni bu alana yönlendiren en önemli içsel motivasyonlardan biri oldu.

Yaşadığım kişisel bir kayıp bu soruyu daha derinleştirdi: Bir insanın hayatı neden yalnızca bir mezar taşı yazısına ya da dağınık dijital arşivlere sıkışsın? Yurt dışında mezarlıklarda kullanılan QR kod uygulamalarını gördüğümde, fiziksel hafıza ile dijital hafızanın entegre edilebileceğini düşündüm. Böylece SimmortalS’ın temelleri atıldı.

Bizim için mesele yalnızca bir teknoloji üretmek değildi. “Herkes Hatırlanmaya Değer” yaklaşımıyla, insan hikâyelerini zamana karşı koruyan bir dijital anı platformu altyapısı kurmak istedik. SimmortalS, kaybettiklerimizi anarken aynı zamanda yaşayanların da bugünden anılarını bırakabileceği bir hafıza alanı olarak tasarlandı. SimmortalS yalnızca kayıp sonrası kullanılan bir yapı değil; yaşamın içindeyken de anlam üreten, bilinçli bir hatırlama kültürü inşa etmeyi amaçlayan bir platform.

SimmortalS nasıl bir gelir modeline sahip? Abonelik, hizmet bazlı ya da farklı bir yapı mı söz konusu?

İş modelimizin merkezinde kapsayıcılık var. Hatırlanmak ekonomik bir bariyere takılmamalı. Bu nedenle platformun temel özellikleri tamamen ücretsiz. Kullanıcılar anı sayfaları oluşturabiliyor, fotoğraf, video ve hikâyeler paylaşabiliyor. Temel hedefimiz, herkesin hiçbir engelle karşılaşmadan sevdiklerini anabileceği ve anılarını düzenli bir biçimde saklayabileceği bir alan sunmak.

Bunun yanında yıllık yaklaşık 700 TL civarında bir Premium üyelik modelimiz var. Premium kullanıcılar yapay zekâ destekli fotoğraf animasyonları, arka plan müzikleri, özel tasarım seçenekleri ve daha geniş yaşam öyküsü alanları gibi deneyimi zenginleştiren özelliklere erişebiliyor. Bu özellikler anma deneyimini daha kişisel ve daha duygusal bir boyuta taşıyor.

Ayrıca uzun vadeli gelir modelimiz yalnızca abonelikten ibaret değil. Fiziksel-dijital entegrasyon çözümleri, SimmTag® QR uygulamaları ve sosyal fayda modülleri de yapının parçası.

SimmTag® QR kod teknolojisi ve Akıllı Mezar Taşı uygulaması fiziksel ziyaret deneyimi ile dijital anma süreçlerini nasıl bütünleştiriyor? Bu teknolojinin çalışma prensibini bizimle paylaşır mısınız?

SimmTag® QR teknolojisi, mezar taşındaki bilgiyi genişletilmiş bir dijital hafızaya dönüştürüyor. Mezar taşına entegre edilen özel QR kod, ziyaretçiyi doğrudan kişinin dijital anı sayfasına yönlendiriyor.

Bu sayfada yalnızca temel bilgiler değil; kişinin yaşam öyküsü, zaman çizelgesi, fotoğraf ve video arşivi, taziye mesajları ve hatta yapay zekâ destekli animasyonlar gibi zengin içerikler de yer alıyor. Böylece ziyaretçiler, kişinin hayatına dair anıları ve önemli anları dijital bir ortamda keşfedebiliyor.

Sistemde yer alan bilgiler, sayfa sahibi veya aile tarafından belirlenen gizlilik ayarlarına göre paylaşılabiliyor. İstenirse içerikler herkese açık olarak yayınlanabilir, istenirse yalnızca aile üyeleri ve davet edilen kişiler tarafından görüntülenebilecek şekilde özel olarak ayarlanabiliyor. Böylece paylaşılan bilgilerin kimler tarafından görülebileceği tamamen ailelerin kontrolünde oluyor.

Ayrıca sistem, mezar konumunun harita üzerinden kolayca tespit edilmesini de sağlıyor.
Ziyaretçiler anı sayfası üzerinden mezarın konumunu bilgisayar veya telefon ekranında görüntüleyip mezar taşındaki QR kod okutulduğunda ise doğrudan adres ve yol tarifi bilgisi açılıyor. Böylece ziyaret etmek isteyen kişiler, konumu önceden görüp kolayca mezarlığa ulaşabiliyor.

Burada amaç, fiziksel ziyaret deneyimini daha derin ve anlamlı hale getirmek. Ziyaret artık yalnızca bir isim ve tarihe bakmak değil; bir hayatın hikâyesine temas etmek anlamına geliyor. Biz teknolojiyi bir araç olarak görüyoruz; duyguyu güçlendiren ama onun önüne geçmeyen bir araç. Teknoloji burada görünmez bir köprü görevi görüyor; merkeze her zaman insan hikâyesini koyuyoruz.

Böylesine yenilikçi ve hassas bir alanda faaliyet gösteren bir girişim olarak, yatırımcıları ikna etme süreci nasıl ilerledi? Bu vizyonu anlatırken özellikle hangi başlıkları öne çıkardınız?

Yas teknolojisi hem kültürel hem ekonomik açıdan büyüyen bir alan. Küresel vefat hizmetleri pazarı yaklaşık 120 milyar dolar büyüklüğünde. Dijital miras ve dijital hatıra kategorisi ise yaklaşık 23 milyar dolarlık bir hacme sahip. Ancak bu alan hâlâ dijital dönüşümün erken aşamasında. Bu da teknoloji temelli yenilikçi çözümler için ciddi bir büyüme potansiyeli anlamına geliyor.

SimmortalS’ın yazılım süreci Mayıs 2025’te başladı ve platformumuz Şubat 2026 itibarıyla yayına geçti. Girişimin kurucusu ve fikir annesi benim. Süreç içinde Hakan Ağırkaya ile birlikte Yasin Boeno ve Türkiye merkezli Consulta’nın işin başlangıç aşamasında yatırım yaparak ortaklık yapısına dahil olması, girişimin daha güçlü bir yapı ve sağlam temeller üzerinde büyümesini desteklemiştir.

Yatırımcılara üç temel başlık sunduk: Birincisi güçlü ve ölçeklenebilir teknoloji altyapımız. Platform modern web teknolojileriyle geliştirildi; global kullanıma hazır bir mimari üzerine inşa edildi. İkincisi yapay zekâ destekli bütüncül yaklaşımımız. Üçüncüsü ise global genişleme stratejimiz.

SimmortalS yalnızca bir uygulama değil; dijital anı platformu alanında konumlanan bir ekosistem. Bu vizyonu anlatırken hem duygusal ihtiyacı hem de ekonomik potansiyeli birlikte ele aldık.

Kullanıcıların kişisel verilerinin korunması bu alanda büyük önem taşıyor. SimmortalS’te veri güvenliği ve gizlilik konusunu nasıl ele alıyorsunuz?

Yas sürecinde güven her şeyden önce geliyor. Bu nedenle platformu tasarlarken veri güvenliğini en baştan mimarinin merkezine yerleştirdik. Gizlilik bizim için bir özellik değil, temel prensip.

Yetkilendirme sistemleri, korumalı erişim yapıları ve sürdürülebilir veri saklama prensipleriyle çalışıyoruz. Kullanıcılar içerik görünürlüğünü kontrol edebiliyor. Ayrıca güçlü bir admin paneli ve üyelik yönetim altyapısı ile içerik yönetimi sistematik şekilde ilerliyor.

Amacımız yalnızca teknik güvenliği sağlamak değil; kullanıcıların duygusal olarak da kendilerini güvende hissedebilecekleri bir alan oluşturmak. Çünkü burada saklanan şey yalnızca veri değil, hatıralardır. Bu nedenle etik sorumluluğu teknolojik sorumlulukla birlikte ele alıyoruz.

Platformda yer alan içeriklerin erişim düzeyi ise ailelerin tercihine bırakıyoruz; anı sayfaları ister herkese açık olarak paylaşılabilir, ister yalnızca izin verilen kişiler tarafından görülebilecek şekilde özel tutulabilir. Böylece hem hatıraların korunması hem de mahremiyetin sağlanması kullanıcıların kontrolünde oluyor.

Platformun, kullanıcıların anma ve yas süreçlerine nasıl bir katkı sunduğunu gözlemliyorsunuz? Bu konuda aldığınız geribildirimler oldu mu?

Aldığımız geribildirimler bize şunu gösteriyor: İnsanlar anılarını kaybetmekten, unutulmaktan korkuyor. SimmortalS bu kaygıyı azaltan bir yapı sunuyor. Anıları dağınık dosyalardan çıkarıp anlamlı bir bütün haline getirmek, yas sürecinde psikolojik olarak da destekleyici bir rol oynuyor.

Kullanıcılar, dağınık halde bulunan anıların tek bir anlamlı çerçevede toplanmasının kendileri için iyileştirici bir deneyim olduğunu ifade ediyor. Çünkü çoğu zaman bir kişinin hayatına ait fotoğraflar, videolar ve hatıralar farklı aile bireylerinin ve dostlarının elinde parça parça bulunur. Platform sayesinde bu parçalar tek bir çatı altında bir araya geliyor ve zamanla daha zengin bir anı arşivine dönüşüyor.

Sevdikleri, kendi anılarını, fotoğraflarını ve hikâyelerini ekleyerek bu dijital hafızayı birlikte büyütüyor. Böylece bir kişinin yaşamına dair çok daha bütüncül ve derin bir hikâye ortaya çıkıyor. Aileler de çoğu zaman daha önce hiç görmedikleri fotoğraflara, bilmedikleri anılara veya farklı dönemlere ait hikâyelere platform üzerinden ulaşabiliyor.

Bu süreç yalnızca bir arşiv oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda insanların sevdikleriyle ilgili hatıraları birlikte paylaşarak, hatırlayarak ve yeniden anlamlandırarak bağlarını güçlendirmelerine de yardımcı oluyor. Böylece farklı kişilerde dağınık halde bulunan anılar, zamanla tek bir dijital hafızada toplanarak yaşayan ve büyüyen bir anı koleksiyonuna dönüşüyor.

Önümüzdeki beş yıl için SimmortalS’e dair vizyonunuz nedir? Platformu nasıl bir noktada konumlandırmayı hedefliyorsunuz?

Önümüzdeki beş yılda hedefimiz SimmortalS’ı küresel ölçekte referans gösterilen bir dijital anma platformuna dönüştürmek.

Yapay zekâ destekli daha etkileşimli deneyimler, artırılmış gerçeklik entegrasyonları ve kişiselleştirilmiş dijital hafıza çözümleri üzerinde çalışıyoruz. İkinci fazda daha gelişmiş yapay zekâ tabanlı içerik zenginleştirme ve etkileşimli modüller devreye alınacak.

Global genişleme stratejimizde Hollanda, Almanya ve İngiltere öncelikli pazarlarımız arasında. Bu ülkelerdeki dijital altyapı olgunluğu ve anma kültürüne verilen önem bizim için güçlü bir potansiyel oluşturuyor.

Uzun vadede amacımız, fiziksel dünya ile dijital hafızayı bütünleştiren, yapay zekâ ile zenginleşen ve farklı kültürlere uyum sağlayabilen sürdürülebilir bir dijital anma ekosistemi inşa etmek. SimmortalS şu anda büyüme aşamasında olan bir girişim. Bu vizyona inanan ve dijital miras kavramının gelecekte önemli bir yer tutacağını düşünen yatırımcılarla platformu küresel ölçekte büyütmeyi hedefliyoruz.

SimmortalS’ı bir teknoloji girişimi olarak değil; insan hikâyelerinin geleceğe aktarılmasını sağlayan kalıcı bir hafıza yapısı olarak görüyoruz. İnanıyoruz ki hatırlamak yalnızca geçmişi yaşatmak değil, insanların anılarını korumaktır.

Paylaş:

Bu içeriği beğendiyseniz daha fazlası için ücretsiz üye olun!

SEÇENEKLERİ GÖRÜNTÜLE

Sınırsız Erişime Sahip Olmanın Tam Zamanı

HBR Türkiye içeriğine bir yıl boyunca tüm platformlardan erişin!
ABONELİĞİMİ BAŞLAT

Tüm Arşive Gözatın

Paylaş